Memurun yüzü az da olsa güldü
20 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler

Kamu İşveren Kurulu ile memur sendikaları arasındaki toplu görüşmelerin 3. turu bugün yapıldı.
Toplu görüşmelerin üçüncü turunda gündemde eğitim, sağlık, enerji, din hizmetleri gibi alanlarda çalışan memurların sorunları ve talepleri var. KESK, üçüncü tura da katılmazken, toplantıya giren sendikalar arasında yine kısa süreli gerginlik yaşandı.
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Başbakanlık Merkez Bina’da gerçekleştirilen toplantının ardından yaptığı açıklamada, toplantının verimli geçtiğini söyledi.
Gündoğdu, toplantıda özellikle tedavi ve görev yolluklarını kendisi ödeyip daha sonra bu ödemeleri alamadıkları için mağduriyet yaşayan kamu görevlileri ve bazı belediyelerde maaşlarını alamayan kamu görevlilerinin sorunlarını gündeme getirdiklerini bildirdi.
EYLEM CUMARTESİYE KALDI
Ayrıca hizmet kollarının genel ve özel sorunlarını Kamu İşveren Kuruluna anlattıklarını belirten Gündoğdu, şöyle konuştu:
”Bu konularda, Sayın Bakan’a, ‘Geçmiş yıllardaki gibi hizmet kollarının sorunları ilgililer tarafından okunup, sizler tarafından dinlenmiş olmasın, bunların Yüksek İdari Kurula ve ilgili bakanlıklara sevkini ve güçlü bir iradeyle takibini istiyoruz’ diye Memur-Sen olarak somut bir öneride bulunduk. Sayın Bakan da ‘gelecek seneye ölmez burada olursak, bu masada bunların takibi ve giderilmesi için elimizden geleni yaptığımız göreceksiniz’ diye bir siyasi sahiplenme ve bunun suya atılan imza olarak kalmamasına yönelik bir tavır geliştirdi. Bunu önemsiyoruz.”
Toplu görüşmelerde yarın grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkı talebinin gündeme geleceğini anımsatan Gündoğdu, bu talebin gerçekleşmesi için yarın Ankara dışındaki tüm illerde eylem yapacaklarını, Ankara’daki eylemi ise İçişleri Bakanı Beşir Atalay yarın konfederasyon genel merkezini ziyaret edeceği için cumartesi gününe ertelediklerini bildirdi.
‘DEVLETTEN SÖZ ALDIK’ MESAJI
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız ise şunları söyledi: “Kurumlarla ilgili taleplerin geçen sene olduğu gibi rafa kaldırılmamasını ve bu taleplerle ilgili değerlendirmelerin yapılmasını istedik. Bu konuda aldığımız söz, önemli bir sözdür. Altını çizerek ifade etmek istiyorum, geçen sene hizmet kollarıyla ilgili taleplerimizin Devlet Personel Başkanlığında değerlendirilmesi ve ne yönde işlem yapıldığının bize bildirilmesini istediğimizde ilginç bir yazıyla karşı karşıya kalmıştık. ‘Mutabakat Zaptı’nda bu dosyaların değerlendirileceğine dair bir hüküm bulunmadığından işleme alınmamıştır’ gibi bir cevap verdiler. Bunu yadırgadığımızı, bu sene aynı işlemle karşı karşıya kalmak istemediğimizi ifade ettik. Sonuçta Sayın Bakan bir söz verdi. ‘Buradayken, Allah can verdiği sürece bu taleplerin iki noktada değerlendirilmesini ısrarla takip edeceğini’ ifade etti.”
Akyıldız, “Ayrıca bu taleplerin bütünü Yüksek İdari Kurula gönderilerek takibi ve gereğinin yapılması, kurulun sorumluluk üstlenmesi konusunda ısrarcı olacağını ve gereğini yapacağını ifade etmiştir. Bu bizi rahatlatmıştır” dedi.
TOPLANTIDA YİNE GERİLİM VARDI
Hizmet kollarının sunumları sırasında Memur-Sen’e bağlı sağlık sendikası sunumunu slaytlarla yapmak istedi.
Ancak Kamu-Sen buna itiraz etti ve geçen sene kendilerinin bu şekilde sunum yapmalarına izin verilmediğini belirtti.
Görüşmelere başkanlık eden Bakan Hayati Yazıcı bu itiraza şaşırdı ve “Teknolojiye karşı mı çıkayım?” dedi.
Bunun üzerine Kamu-Sen toplu görüşme salonundan çıktı. Toplantı salonuna da ancak Sağlık-Sen’in sunumu bittikten sonra girdi.
22 Ağustos’ta yapılacağı duyurulan toplu sözleşme ve grev hakkı konulu toplantının tarihi de değiştirildi. Dördüncü oturum yarın yapılacak.
Borsa 2009′un rekorunu kırdı
20 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler

İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) Bileşik Endeks, gün sonunda 46.555,79 puana ulaşarak 27 Şubat 2008′den bu yana ilk kez 46.000 puanın üstünde ve 2009 yılı kapanış rekoruyla günü tamamladı.
İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta 173,29 puan artarak 46.555,79 puandan kapandı. Hisse senetlerinin ikinci seanstaki ortalama değer artışı yüzde 0,37 olarak gerçekleşti.
Endeks bundan önceki 2009 yılı kapanış rekorunu 45.645,00 puanla dün kırmıştı. İlk seanstaki 737,50 puanlık artış dikkate alındığında, Borsa endeksi günün tamamında 910,79 puan yükseldi.
Hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 2,00 değer kazandı.
İMKB Bileşik Endeksi, seans içinde 46.000 puanın üstünü en son 28 Şubat 2009 Perşembe günü 2. Seansta görmüştü.
Endeksin 46.000 puanın üstündeki en son kapanışı da 46.260,30 puanla 27 Şubat 2008 Çarşamba günü olmuştu.
DÖVİZ RAKAMLARI
İstanbul serbest piyasada, kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1,4940 liraya, avronun satış fiyatı 2,1230 liraya geriledi.
Serbest piyasada önceki kapanışta 1,5040 lira olan dolar güne 1,4960 liradan, 2,1260 lira olan avro 2,1250 liradan başlamıştı.
Münevver cinayetinde şok sözler!
20 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler

İstanbul Valisi Muammer Güler, Etiler’de başı kesilerek öldürüldükten sonra çöp konteynırına atılan Münevver Karabulut olayıyla ilgili olarak, Garipoğlu ailesinin firardaki katil şüphelisi Cem Garipoğlu’nu sakladığına dair şüphelerin bulunduğunu belirtti.
Güler, olayla ilgili çeşitli iddialar öne sürüldüğünü belirterek, şunları söyledi:
”Bunların idari yönden araştırılması İçişleri Bakanlığı tarafından yapılıyor. Elbette işin asıl inceleme mercii Cumhuriyet Başsavcılığı’dır. Adli işlemler ilgili Cumhuriyet Savcısı’nın nezaretinde yapılıyor. Bizim görevimiz şüpheliyi en kısa sürede yakalamaktır. Kırmızı bültenle arandığı da bilinmektedir. Ailesinin kendisini sakladığına dair olan ihbarlar, iddialar yine savcılık talimatıyla değerlendirilmektedir. Bilgisayar kayıtları tekrar elden geçirilecektir. Kendisinin yakalanacağına olan inancımı sürdürüyorum. Sonuca yaklaşıldığını söylemek şu anda mümkün değil ama ailesinin bu konudaki manevi mükellefiyetini bir kere daha hatırlatmak istiyorum. Artık kamuoyuna mal olmuş bir konunun daha da uzatılmasına gerek yok. Eğer bu çocuğa yardımcı olunuyorsa, belli bir yerde saklanıyorsa bu büyük bir vebaldir. Ailesi için vebaldir. Böyle bir vebalin altında olmamalarını beklerim”
VALİ GÜLER’İN ŞÜPHESİ
Güler, ”Bu yönde şüpheler mi var?” sorusu üzerine ”Böyle şüpheler var tabi. Kamuoyunda da paylaşılan şüpheler var. Bu anlamda kendisinin adalete teslim edilmesinde de ailesinin yükümlülüğünü söylüyorum. Bu mükellefiyet manevi bir mükellefiyettir. Biz kendisini yakından izliyoruz. Yakalanması için çalışmaları bütün hassasiyetle sürdürüyoruz” dedi.
GÜZERGAH AÇIKLANSIN KONUŞALIM
Vali Güler, üçüncü boğaz köprüsünün yerinin açıklanmadan önce kendisi tarafından bilinip bilinmediği sorusuna ise, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından dün resmen açıklanmış olmasına rağmen “Üçüncü köprünün güzergahı açıklansın. Ondan sonra görüşelim” diye yanıt verdi.
Konya büyük vurgunun şokunda!
20 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler

Konya’da danışmanlık ve bilişim hizmeti veren şirketin yöneticisi, internet üzerinden döviz alımı satımı işiyle yüksek miktarlarda para kazandırdığını söylediği yaklaşık 300 kişiden topladığı 5 milyon lira civarındaki para ile ortadan kayboldu.
İddialara göre, Muğla’dan Konya’ya gelen 42 yaşındaki H.S.G., Konya Ticaret Odası’nın (KTO) MEKATRONİK (MEGATRONİK) Projesi’nde İdari ve Mali İşler Koordinatör Yardımcılığı görevine getirildi. Proje süresince bu işle ilgilenen H.S.G., 2 Ağustos 2007 tarihinde Danışmanlık Kimya Eğitim ve Bilişim Hizmetleri verilecek anonim şirket kurdu. Yönetim Kurulu Başkanı olan H.S.G.’nin Yardımcısı üvey oğlu B.S.S., Yönetim Kurulu üyeleri ise, T.T., M.Y. ve M.E.A.’dan oluştu. Bin hisselik şirketin 720 hissesini üzerine alan H.S.G., diğer yöneticilere 21 bin lira karşılığında 70’er adet hisse verdi.
HERKES ZENGİN OLACAKTI
Şirketinin halk arasında online döviz alım satımı olarak bilinen hizmeti verdiğini ve kendisine teslim edilen paralara, uluslararası piyasalarda yüksek kazançlar elde ettiğini yayan H.S.G., KTO’da edindiği çevreyi de hizmetini pazarlamada kullanmaktan çekinmedi. Hatta bazı milletvekillerinin de ismini kullanarak piyasadan para topladığı ileri süren H.S.G., müşterilerinden parayı banka yoluyla değil, şirkete getirerek teslim etmelerini istedi.
Paradan yüksek meblağlarda para kazanmanın hayalini kuran ve bu hayali M.S.G.’nin kurduğu şirketin kazandıracağına inanan 300’e yakın kişi, tüm birikimlerini M.S.G.’ye elden teslim etti. Hatta bazı kişiler, bankadan kısa vadeli kredi çekti ve çektiği krediyi M.S.G.’ye teslim ederek, belli bir sürede hem kredi borcunu ödeyecek hem de bir o kadar da kazanç elde etmeyi düşündü.
PARAYI ELDEN ALDI
SONRA ORTADAN KAYBOLDU
PARA ELDEN VERİLİNCE…
Oysa M.S.G., banka üzerinden sisteme yatırılan ve para sahibinin özel şifreli talimatı dışında hiçbir şekilde müdahale edilemeyen döviz alım satım işlemini yapmıyor, parayı elden alıyor ve sisteme kaydı kendisinin yapacağını söylüyordu. M.S.G., paraları alırken senet vermekten de çekinmiyordu.
TAM 5 MİLYON TL TOPLADI
M.S.G., kurduğu şirkette bir yılı aşkın süre aynı yöntemle 5 milyon liraya yakın para topladı. Toplanan paraları ise, İsviçre’de kendi ve aile bireylerinin adına açtırdığı hesaplara geçirdi. Parasının akıbetini merak edenlere önce işlerin yolunda gittiğini, kısa bir süre sonra da paraların battığını söylemeye başladı. Bir anda para yatıran onlarca kişi, M.S.G.’den paraların geri vermesini istedi. M.S.G., bir gece şirketin kapısına kilit vurdu ve Konya’dan ayrılarak şehri terk etti. İzine en son 4 ay önce İstanbul Ataköy’de rastlanabildi. Alacaklılarından bir şekilde kurtulmayı başaran M.S.G.’den o günden bu yana bir türlü haber alınamadı.
HAYATLARI KARARDI
Toplam 5 milyon liraya yakın para yatıran ve yüksek kazanç hayalleri ile para yatıran asker, memur, işadamı ve esnaftan oluşan 300’e yakın mağdur, çareyi suç duyurusunda bulunmakta buldu. M.S.G.’nin iddia edilen vurgunu, sadece paralarının yok olmasına değil, onlarca mağdurun iş ve aile hayatlarının da etkilenmesine neden oldu. M.S.G.’ye, bankadan 120 bin dolar çekerek para verdiği iddia edilen bir bayan subay, kredi borçlarını ödeyememesi üzerine hacizlik oldu. Ayrıca bayan subay hakkında askeri birliğinin de soruşturma açtığı ve görevden atılma ihtimalinin de bulunduğu öğrenildi.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, söz konusu iddialarla ilgili başlattığı soruşturma halen sürüyor.
Oğuz Akçakoca/Yeni Meram
Şivan Perwer ölümden döndü
20 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler

Dünyaca ünlü Kürt sanatçı Şivan Perver Kanada’nın Toronto şehrinde gözaltına alındı. Otoyolda yaşananlar Hollywood filmlerini aratmadı..
Onlarca polis aracı durdurup etrafı kuşattı. Eller yukarıda dışarı çıkan Perwer ve üç arkadaşı terörist sanılarak yere yatırıldı ve kelepçelendi.
Ünlü Kürt sanatçı Şivan Perver, dün akşam geleneksel Kürt festivali için bulunduğu Kanada’nın Toronto şehrinin, en işlek otobanlarından 427′de polis (OPP) tarafından aracı durdurularak yere yatırıldı ve kolları kelepçelendi.
ARAÇTA SİLAHLI KİŞİLER VAR İHBARI
Polis araçta silahlı kişilerin olduğu ihbarını aldıklarını iddia ederek, Toronto’dan Niagara Falls’a giden Şivan Perver ve 3 arkadaşının bulunduğu aracı bütün yolu kapatıp durdurdu, silahlarını ünlü sanatçıya ve arkadaşlarına çevirerek yere yatmalarını söyledi.
1 SAAT SONRA ANLAŞILDI
Bir saatlik hengameden sonra polis araçtaki kişinin defalarca Kanada’ya gelmiş ünlü Kürt sanatçı Şivan Perver olduğunu anladı. Elinde silah olduğu sanılan kişinin ise Şivan’ın sürekli kendisiyle gezen, çekim yapan kameramanı olduğu tespit edildi. Kameraman elindeki kamerayı camdan dışarı çıkarıp hazırlanan bir program için çekim yapıyordu.
POLİS ÖZÜR DİLEDİ
Ontario polisi büyük bir bir yanlış yaptığını anlayınca Şivan Perver ve arkadaşlarından özür dileyerek kendilerini serbest bıraktı.
‘KORKUNÇTU’
Perver yaptığı açıklamada , “Polise durumu açıklamaya çalıştım, ben bir sanatçıyım dedim fakat dinlemediler. Bütün otobanı kapattılar, etrafımızda 6-7 tane polis arabası. Son derece gereksizceydi, korkunçtu. Neden? Neden?” dedi..
Ontario eyaleti Polisi (OPP) genel sekreteri Julian Fantino ise yaptığı açıklamada; “Aracın içindeki kişilerin duygularını anlayabiliyorum, bu durum için son derece üzgün olduğumu bilmenizi isterim. Fakat umut ediyorum ki siz de polisin içinde bulunduğu güç durumu ve tehlikeyi anlarsınız. Polis araçta silahlı adamların olduğu ihbarını alınca herkesin güvenliğini sağlamak için böyle davranmalıydı” dedi.
Şivan Perver onurlarının çiğnendiğini söyleyerek polislere tazminat davası açacağını belirtti.
Kürt aydının gördüğü rüya!
19 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler

Kimi ayrılalım diyor kimi federasyon diyor kimi başka bir şey.. Paketler, mesajlar havada uçuşuyor. Sahi Kürtler ne(ler) istiyor? (2)
Kürt aydınları hayallerindeki bugün için cesur sayılabilecek modelleri dillendiriyorlar. Sabah’ın tepesindeki isim Erdal Şafak, hassas tartışmada farklı görüşleri gile getirenleri derledi ve bugünkü köşesinde yazdı..
FEDERASYON
Kemal Burkay: “Biz çözüm olarak federasyon istiyoruz. Ayrıca Kürtçe eğitim dili olarak da kabul edilebilir. Fakat bunların bugünden yarına olmayacağını biliyoruz. Şu an Türkiye’de çatışma ortamının bitmesini, bu yolda adımlar atılmasını bile çok önemli buluyoruz. Önce silahlar susmalı, çatışma ortamı sona ermeli, PKK’nın silahlı adamları düze inmeli ve siyasetin yolu açılmalı. Yoksa federasyona ne Türk, ne de Kürt tarafı daha hazır değil. Bu mesele önce barışçı bir ortamda tartışılmalı.”
PARLAMENTO, BAYRAK, MARŞ
Mesut Tek: “Kürtler’in kollektif haklarını kullanmaları için, ayrı ve bağımsız devlet kurma anlamında, ayrılmaları bir zorunluluk mu? Eşitlik temelinde kurulacak bir federatif yapıda Kürtler kollektif haklara sahip olamazlar mı? Parlamento, hükümet, bayrak, marş, güvenlik kuvvetleri ve ulusal kurumlara sahip olarak, her iki lehçesi ile anadilimizi eğitim ve idari işlerde özgürce kullanarak, bugüne kadar bu hakları kullanan Türkler’le bir arada yaşamamız mümkün değil mi? Niye olmasın? Bence olur, hem de bal gibi…”
GÜNEY KÜRDİSTAN MODELİ
Yaşar Kaya: “Öncelikle sorun bütün boyutları ile tartışılmalı. Kürtler’in bir bölümü ‘Demokratik Özerklik’ten bahsediyor. (Not: Öcalan, DTP ve PKK’nın geliştirdikleri model) Demokratiği anladık, özerklik ne? Bizim okuduğumuz kitaplarda böyle bir siyasi kategoriye rastlanmıyor. Dikkati çeken bir konu da her Kürt parti veya örgütünün dillendirdiği Bask modeli, İrlanda modeli, İtalya modeli, Belçika modeli oluyor da Güney Kürdistan modelini ağızlarına bile almıyorlar. Biraz da güneye baksalar miyop olmaktan kurtulacaklar.”
HAYAL BİLE EDİLEMEYECEK ÖZGÜN ÇÖZÜM
Günay Aslan: Aktüel Bakış” sitesinde şöyle diyor: “Türkiye ya değişecek, ya da uçurumdan aşağı düşecek. Tercih elbette devleti yönetenlerin. Ancak daha değişmeden, gerçek manada demokratikleşmeden Kürtler’e ‘Ayrılmak isterseniz sizi mahvederiz’ demek doğru değil. Bu, ahlaken ve siyaseten meşru da değil.” Sonra da ekliyor: “Siz önce bir değişin ve demokratikleşin; arkası gelecek. Gerçek manada demokratikleşme halinde ise Türkler ile Kürtler, şimdiye kadar dillendirilmiş bütün modellerin dışında, hayal bile edilemeyecek özgün bir çözüm bulabilecekler.”
RÜYAMDA HEP AYRILMAYI GÖRDÜM
Sait Aydoğmuş: “Kişi olarak ben, bir ulusal sorunun çözümü sürecinde, birlikte kalıp kalmamanın keyfilik yerine belli koşullarda ulusal, uluslararası, bölgesel birçok etmene bağlı olduğunu bilsem de; hayalimde ve rüyamda hep ayrılmayı gördüm, göreceğim. Her Kürt’ün de özünde böyle rüyalar gördüğüne, göreceğine inancım tam.”
17 yaşında 30 erkek öldürdü
19 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler

15’inde ilk cinayetini işleyen ve iki yılda tam 30 erkeği öldüren genç kız Brezilya’da şok yarattı. En genç seri katil, yetişkin olarak yargılanmamak için 18 yaşına gelmeden suçunu itiraf etti.
Brezilya’da dünyanın en genç ve kadın seri katili kendi elleriyle polise teslim oldu. İsmi açıklanmayan lise öğrencisi genç kız, 30 erkeği bıçaklayarak öldürdüğünü itiraf etti.
Henüz 15 yaşındayken ilk cinayetini işlediğini belirten genç kızın tebessüm ve soğukkanlılıkla anlattıkları Brezilya polisinin kanını dondurdu.
Cinayetleri Sao Paulo’da işlediğini ve kurban olarak seçtiği erkekleri intikam, para ve adaleti sağlamak için öldürdüğünü ifade eden lise öğrencisi, “Silah kullanacak cesaretim yok ama bıçak kullanmakta üstüme tanımam”diye konuştu.
Cinayetlerin hepsini aynı bıçakla işledini itiraf eden genç kız, “Bir kurbanımı da barda çıkan kavgada sırf yüzüme bir bardak brendi döktüğü için lime lime doğradım” dedi.
18 yaşına doldurmadan önce yaptıklarını itiraf ederek daha fazla ceza almaktan kurtulmak istediği için polise gittiğini anlatan seri katil, “Aileme ‘Bir daha öldürmeyeceğim’ diye söz verdim. 18 yaşıma geldiğimde onları üzmek istemiyorum” diye konuştu. Polis, çok masum bir yüze sahip olan genç kızın mafya tarafından kiralandığını düşünüyor.
İbrahim Tatlıses servetini açıkladı
19 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler

Basında çıkan “serveti dudak uçuklatan ünlüler” listesinin ilk sırasında yer almak, İbrahim Tatlıses’i kızdırdı. Listedeki bilgilerin yanlış olduğunu ileri süren türkücü, mal varlığını yazılı olarak açıkladıktan sonra listeyi “İbrahim Tatlı Servet” diye imzaladı. İbrahim Tatlıses’in açıkladığı mal varlığı basında çıkanlardan çok fazla…
MAL VARLIĞIMI BENDEN DİNLEYİN
Benim neyim var neyim yok, asıl benden dinleyin. Unutmayın ki zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış. Açıklıyorum! Seyrantepe’de 1.5 dönüm arsa üzerinde kebap salonu, TV binası, Tatlıses şirketler Grubu binası, By Tatlıses Giyim’in atölyesi ve mağazası var. Demirciköy Alarko Sitesi’nde bir villa, Seyrantepe Oyak Sitesi’nde 3 daire, Şanlıurfa’da 1 daire, yine şanlıurfa’da 3 dönüm arsa, izmir Narlıdere Folkart Evleri’nde 1 daire, Hadımköy Günışığı Konakları’nda ise 1 villa bulunuyor.
İKİ TELEVİZYON KANALIM VAR
Ayrıca 1 tekne, 2 sürat motoru, Bodrum Bitez’de 48 daireli Tatlıses Paradise apartları ve içinde 1 villa, Bodrum Bitez’de 6.5 dönüm üzerine denize sıfır 26 odalı Golo Beach Hotel, yine Bodrum Bitez’de 6.5 dönüm arsa, Kuşadası’nda 8 dönüm üzerine 6 katlı 157 odalı 314 yataklı Tatlıses Otel, İstanbul’da 5 kebap salonu, uydu kanalı ve D-Smart’ta yayında olan TV kanalı, ayrıca birçok ilde ulusal yayın yapan Tempo TV… Yani iki televizyon kanalım var. Saygılarımla…
İbrahim TATLI SERVET
Ondan da deprem vergisi alınıyor
19 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler

1999 depreminin sembolü haline gelmişti onun fotoğrafı.. Depremde göçük altında kalan Ömür Kınay annesini kaybetmiş, kendi de sakat kalmıştı. Aradan geçen 10 yılda tedavi oldu, iyileşti ama ne yazık ki devlet ona hiçbir yardımda bulunmadı. Üstüne bir de yıkılan evinin deprem vergisini bile aldı…
TÜRKİYE’DE İŞ BULAMADIM
İngiltere’den NTV’in yayınına katılan Kınay şu açıklamalarda bulundu: Burs alarak özel bir üniversitede eğitimimi tamamladım, dil öğrenmek için İngiltere’ye geldim. Buraya bursla değil, kendi imkanlarımla geldim. 17 Ağustos hayatımı tamamen değiştirdi. Benim için daha zor bir hayat başladı. Büyük bir acı yaşamıştık. Annemi kaybetmiştim, sağlığımı yitirmiştim. Gençtim ve çalışmak zorundayım. Depremden sonra herkesin ailesi destek olmuştur, teyzem, anneannem ve kuzenlerim de bana çok yardım etti. Açıkçası ülkemde iş bulamadım. Burada inşallah kendimi geliştirip, döndüğümde orada iş bulabilirim. Ailem Türkiye’de, oradan kopmak istemiyorum.
BEN DE DEPREM VERGİSİ ÖDÜYORUM
İngiltere’de 1 sene kalıp, geri dönmek istiyorum. Depremden sonra ben yardım görmedim. Kimsenin yardım gördüğünü de bilmiyorum. Depremzedeler için vergiler alındı. Bu vergilere ben de tabii tutuldum. Vergilerden muaf tutulmadık. İkinci evi olanlar için olabilirdi belki ama başka evimiz yoktu, o da yıkıldı. Halen yıkılan eski evimizin parasını tekrar ödüyoruz
İşte üniversitelerin harç fiyatları
18 Ağustos 2009 Yazan admin
Kategori Guncel Haberler

Yükseköğretim kurumlarında eğitim gören öğrencilerin 2009-2010 öğretim yılında ödemesi gereken katkı payları belirlendi. Buna göre, yükseköğretim kurumlarında öğretim gören öğrencilerden 71 TL ile 591 TL arasında katkı payı alınacak.
| HANGİ BÖLÜM KAÇ LİRA? ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZNot: İlk sayfada YÖK’ün açıklaması var. Harçların fiyatını ikinci sayfadan itibaren görebilirsiniz… |
Öğrenci katkı payları tıp fakültesinde 591, devlet konservatuvarında 589, diş hekimliği ve eczacılık fakültelerinde 494, veteriner fakültesinde 386, hukuk fakültesinde 313, fen-edebiyat ve iletişim fakültelerinde 284 TL olarak belirlendi. En düşük katkı payını ise 71 TL ile açık öğretim fakültesi öğrencileri ödeyecek.
‘2009-2010 Öğretim Yılında Yükseköğretim Kurumlarında Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkısı Olarak Alınacak Katkı Payları ile İkinci Öğretim Ücretlerinin Tespitine Dair Esaslar’a ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.
Karara göre, öğrenci katkı payları 71 TL ile 591 TL arasında değişiyor.
EK SÜRE VERİLECEK
Öğrenci katkı payını süresi içinde ödemeyen öğrencilerin kayıtları yapılamayacak ve yenilenmeyecek. Ancak, yükseköğrenim kurumları, verilen süre içinde kaydını yaptırmayan öğrencilere ek süre verebilecek.
Öğrenci katkı payı, bizzat öğrenci tarafından karşılanacak. Öğrenci tarafından ödenecek katkı payının bir kısmı veya tamamı normal öğrencinin talebi halinde öğrenim gördüğü yükseköğretim kurumunun normal öğretim süresi kadar süre ile Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumunca bütçe imkanları çerçevesinde kredi olarak verilebilecek.
Öğrenci katkı payı iki eşit taksitte ödenecek. İlk taksit eğitim öğretim yılı başında kayıt olma ve yenileme sırasında, ikinci taksit ise ikinci yarı yıl başında kayıt yenilenirken, yarıyıl sistemi uygulanmayan eğitim programlarında ise Şubat ayında kayıt yenileme sırasında ödenecek.
KAYIT SIRASINDA İLK TAKSİT ALINMAYACAK
Katkı kredisi almak için müracaat ettiğini belgeleyen ve 2009-2010 eğitim öğretim yılında yükseköğretim kurumlarına ilk defa kayıt yaptıran öğrencilerden, kayıt sırasında birinci taksit katkı payı alınmayacak. Kurumca yapılan değerlendirme sonucunda katkı kredisi almaya hak kazanamayan öğrenciler, katkı paylarının tamamını ikinci taksitle birlikte ödeyecek.
Öğrenci katkı payları, ders sayısı ve yarı yıl süresine göre hesaplanmayıp yıllık olarak alınacak. Ancak, disiplin cezası alan öğrenciler hariç olmak üzere, yarıyıl sistemi uygulanan eğitim programlarında en az 2 yarı yıl, yıl esası uygulananlarda ise en az 1 öğrenim yılı süre ile kayıtlarını donduran öğrencilerden, kayıt dondurulan yıl için katkı payı alınmayacak. Kayıt dondurulan süre ile ilgili olarak daha önce ödenmiş olan katkı payları varsa bu miktar iade edilmeyecek.
Lisans üstü öğrenimde öğrenci katkı payı öğrenci tarafından iki eşit taksitte ödenecek. İlk taksit kayıt olma ve yenileme sırasında, ikinci taksit ise ikinci yarı yılın başında ödenecek.
YABANCI DİLLE EĞİTİMLERDE İKİ KATI
Yabancı dille eğitim yapan eğitim fakülteleri hariç olmak üzere, yabancı dille öğretim yapan yükseköğretim kurumlarında öğrenci katkı payı iki katı olarak alınacak.
Yabancı uyruklu öğrencilerden, mütekabiliyet esasına bağlı olarak üniversiteler arasında yapılacak işbirliği protokol hükümleri saklı kalmak kaydıyla, öğrenci katkı payının üç katı ödeme günündeki kur üzerinden döviz olarak defaten alınacak. Ancak, yabancı uyruklu statüsündeki Türk asıllı öğrencilerden alınacak öğrenci katkı payı miktarları Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek.
Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Toplulukları öğrencilerinden, devlet (Milli Eğitim Bakanlığı) burslusu olarak yüksek öğrenim gören öğrenciler, 90 TL katkı payı ödeyecek. Bunların ödeyecekleri katkı payları Maliye Bakanlığınca, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine ödenek olarak konulacak ve Milli Eğitim Bakanlığınca yıl içerisinde ilgili yükseköğretim kurumuna defaten aktarılacak.
MEZUN OLAMAYAN ÖĞRENCİLER
Hazırlık sınıfı veya yabancı dil geliştirme programı hariç olmak üzere, ön lisans veya lisans düzeyindeki yükseköğretim programlarından, program süreleri sonunda mezun olamayan öğrencilere devlet katkısı ödenmesi sürdürülecek.
Ancak normal öğrenim süreleri içinde mezun olamayanlardan öğrenci katkısı birinci yıl için yüzde 50, müteakip yıllar için yüzde 100 fazlasıyla alınacak.
Mezuniyet veya staj durumunda olup da öğrenimleri 1 yıl sonraya sarkan öğrencilerden ise ilk yarı yılda mezun olmaları halinde ikinci yarıyıl için katkı payı alınmayacak.
Lisansüstü öğrenim yapan araştırma görevlilerinden öğrenci katkı payı alınmayacak. Ancak, vakıf üniversitelerinde çalışıp devlet üniversitelerinde lisansüstü eğitim yapan öğrenciler ile ikinci öğretimde lisansüstü eğitim yapan öğrenciler katkı payı ödeyecek.
AÇIK ÖĞRETİM PROGRAMI
Anadolu Üniversitesinde açık öğretim programı uygulayan fakülte ve yüksek okulların 2009-2010 eğitim öğretim yılında tahsil ettikleri öğrenci katkı paylarının toplamının yüzde 20’sine kadar olan kısmı, söz konusu fakülte ve yüksek okullara akademik danışmanlık ve eğitim hizmeti veren öğretim kurumlarına aktarılacak.
Konu ile ilgili uygulama, Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ve Anadolu Üniversitesinin birer temsilcisinden oluşan komisyon tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, Yurt Dışında Görevli Personele Nakdi Tazminat Verilmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki görevlerini ifa ederken hayatını kaybedenler, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki maluller ile İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında şeref aylığı alanların çocuklarından öğrenci katkı payı alınmayacak.
İKİNCİ ÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ
Kararla, ikinci öğretim öğrencilerinden alınacak öğrenim ücretleri de belirlendi.
Bu öğrencilerin öğrenim ücretleri iki eşit taksitte ödenecek. İlk taksit eğitim öğretim yılı başında kayıt olma ve yenileme sırasında, ikinci taksit ise yarı yıl başında kayıt yenilenirken, yarıyıl sistemi uygulamayan eğitim programlarında ise Şubat ayında kayıt yenileme sırasında ödenecek.
Öğrenim ücretleri ders sayısı ve yarı yıl süresine göre hesaplanmayıp yıllık olarak alınacak. Ancak, disiplin cezası alan öğrenciler hariç olmak üzere, yarı yıl sistemi uygulanan eğitim programlarında en az 2 yarı yıl, yıl esası uygulananlarda ise en az bir öğrenim yılı süre ile kayıtlarını donduran öğrencilerden kayıt dondurulan yıl için öğrenim ücreti alınmayacak. Kayıt dondurulan süre ile ilgili olarak daha önce ödenmiş olan öğrenim ücretleri varsa bu miktar iade edilmeyecek.
Aynı zamanda, mezuniyet veya staj durumunda olup da öğrenimleri 1 yıl sonraya sarkan veya erken mezun olan öğrencilerden ilk yarı yılda mezun olmaları durumunda ikinci yarıyıl için öğrenim ücreti alınmayacak.
ÖĞRENİM ÜCRETİ TAKSİTİNİ ÖDEMEYENLER HAKKINDA YAPILACAK İŞLEM
Öğrenim ücretlerinin birinci taksitini ödemeyenlerin kayıtları yapılmayacak ve yenilenmeyecek.
İkinci taksitlerini ödemeyen öğrencilere ise bir aylık ek süre tanınacak. Bu süre içerisinde de öğrenim ücretini kanuni faiziyle birlikte ödemeyen öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişkisi kesilecek.
İkinci öğretimdeki öğrencilerden süreleri sonunda mezun olamayanların öğrenim ücretlerinde herhangi bir artış yapılmayacak.


